7 Aralık 2016 Çarşamba

Ücretsiz Soru Cevap Scripti

Her şey wordpress olan siteme soru cevap eklentisi aramakla başladı. İlk önce bbpress gibi forum eklentilerine baktım fakat hiç birisi benim isteğimi tam olarak karşılamıyordu. DW question and answer diye bir eklenti buldum onu da inceledim ama onunda bana göre eksikleri vardı.

Bu arayışımın sonunda ücretli bir çok scriptten daha iyi, admin paneli çok ayrıntılı. Her şey en ince noktaya kadar düşünülmüş olan ücretsiz soru cevap için question2answer scriptini buldum. Öncelikle şunu belirtmek istiyorum script tamamen ücretsiz ve çok kullanışlı.

Question2Answer Kurulumu


Öncelikle şunu belirtmek istiyorum bu bir eklenti değil bir script ve ayrı bir kurulumu ayrı bir databasei var. Bir database kuruyorsunuz ve qa-config.php dosyasının içerisine o database bilgilerinizi yazıyorsunuz. Daha sonra dosyaları upload edip tarayıcınızdan ana dizini açıyorsunuz ve kuruluma geçiyor.

Şunu söylemek istiyorum, script çok güzel kodlanmış çok hızlı. Aynı zamanda Türkçe dil desteği mevcut ve çok güzel Türkçe'leştirilmiş. Bu scriptin wordpress kullanıcıları için kolaylık olması açısından eklenti haline gelmiş entegrasyonu da var. Bunun tek avantajı wordpressdeki kullanıcılarınız tek databasede oldukları için ek üyelik gerektirmeden bu sisteme geçebiliyorlar. Bence çok gerekli değil birbirinden bağımsız olması daha iyi olacaktır.
Devamını Oku

7 Ekim 2016 Cuma

Yeni blog açanlar ne yapmalı

blog oluşturma

Bu ayın başında radikal bir kararla blog yazmaya başladım ve bu süreçte bir haftadır blog yazmaktayım. Özellikle Google'ın bir hizmeti olan Blogger'da yazmaya karar verdim. Bu hobiyi edindiğimden beri bu site için neler yaptım?

İlk başta hangi konu için açacağıma karar vermem çok uzun sürdü bir türlü bir şey bulamadım ve sonunda biraz genel bir kitleye hitap etmeye karar verdim. Günlük tadında bir tür olacaktı benimkisi. Şimdi maddeler olarak bakalım.

  • İlk başta güzel bir isim bulmam gerekiyordu, isim işi beni baya uğraştırdı yaklaşık 1 saatin sonunda bulduğum isim ise bu, bula bula bunu mu buldun bir saatte dediğinizi duyar gibiyim.
  • İkinci olarak güzel bir tasarım lazım ve bazı paylaşımcı arkadaşlar sayesinde bu güzel temaya eriştim, üzerinde biraz oynama yaptım ve sonuç olarak bu şekle dönüştürdüm.
  • Blogumu google ve yandex webmaster tool sayfalarına ekledim ve onaylattım.
  • Sitemap'imi bu araçlara gönderdim.
  • Meta taglari düzgün bir şekilde yazmaya çalıştım, bunu yaparken internetten kopy çektim.
  • Sitemi daha iyi takip edebilmek için analytics kullanmaya başladım.
  • Özgün ve okuyucuyu sıkmayan yazılar girerek güncellik sağlamaya çalışıyorum ve her yazımda en az bir tane resime yer veriyorum.
  • Arama açıklamaları kısmını hiçbir zaman boş bırakmıyorum her seferinde kendim dolduruyorum.
  • Etiket çöplüğü yapmak yerine her yazıma üç tane etiket giriyorum.
  • En önemlisi spam bir site değil tamamen kendi hobim için yapılmış özgün insanı sıkmayan bir site yapmaya çalışıyorum.
  • Sosyal medya hesapları ile daha büyük kitlelere ulaşıp kurumsal bir hava yakalamaya çalışıyorum.
  • Yazılarımı sosyal medya hesaplarında paylaşıp hashtaglerle insanlara ulaşıyorum.
  • İletişim sayfasını ayarladım insanların bana kolay ulaşmalarını istiyorum.
  • Daha fazla bloggera ulaşmak için bumerang servisine kayıt oldum.
Sonuç olarak bunları yaparken sadece amacım dikkat çekmek insanlara faydalı olabilmek. Umarım bir iki kişiyle başlayan bu süreç daha büyük kitlelere dönüşebilir. Olumlu olumsuz bütün yorumlarınızı bekliyorum gelin birlikte gelişelim.
Devamını Oku

Uçak nasıl mı uçar?

uçak nasıl mı uçar

İlk başarılı, a noktasından b noktasına planlı olarak hiç bir sorun çıkmadan havalanıp aynı şekilde iniş gerçekleştirilerek yapılmış, bir güç grubuna sahip uçuş 1903 yılında Wright kardeşler tarafından gerçekleştirilmiştir. Sivil havacılık tarihinin başlangıcı olarak kabul edilen bu tarihten öncesinde de havacılık alanında gelişmeler mevcuttur. Hazerfen Ahmet Çelebi, Leonardo Da Vinci gibi havacılıkla ilgilenmiş kişiler çeşitli çizimler ve deneyler yapmışlardır.

Wright kardeşlerin bu ilk uçuşundan sonra havacılık çok hızlı bir şekilde ilerlemiş, 100 yıl gibi bir sürede o neredeyse sadece iskeletten meydana gelen uçaktan, şu an ki günümüz büyük devasa metal kuşlara sahip olduk. Peki hiç düşündünüz mü bu koskocaman tonlarca ağırlığındaki metal kuşlar nasıl havada kalıyor? Biz araştırdık gelin anlatalım.

Kabaca anlatmak gerekirse buradaki temel mantık basınç farkı. Uçakta taşımanın olduğu yerler yatay kuyruk, gövde ve kanatlardır. Gövde ve yatay kuyruğun rolü kanata göre daha azdır, aslında büyün yük kanatların omzundadır. Uçak belirli bir güç grubu ile hareket ettiğinde hava zerreciklerinin kanattaki hareketi sonucu kanatın alt kısmında yüksek basınç, üst tarafında ise alçak basınç oluşur. Bu hava zerreciklerinin daha uzun süre tutunabilmesi için vortex jeneratörleri de kullanılır. Bu hava zerrecikleri basınç farkı ile uçağı yukarı kaldırırlar. Yalnız kanat uçlarında aşağıdan gelen yüksek basınçlı hava, dönerek kanat uçlarına baskı yapabilir bu da kontrolü zorlaştırabilir bunun için ise winglet yapısı yapılmıştır.
uçak winglet
Winglet Kanat Ucu
Kabaca uçağın uçuşu, havada tutunması bu şekilde, bu yazımı yazarken aklıma bir soru geldi. Bazı uçuşlarınızda denk gelmişsinizdir uçaklarda acil çıkış kapılarına yolcu oturtulur. Peki o yolcunun kim olduğu bilinmezken nasıl güvenip o kapıya bir yolcu oturtabiliyorlar? Ya havadayken o kapıyı açsa bunu denemeyeceğinin garantisini kim verebilir ki? Uçağı yapan şirket verebilir nasıl mı?

Uçakların kapıları ilk açışta içeri doğru daha sonradan dışarı doğru olacak şekilde dizayn edilmiştir. Bunu bir aklımızda tutalım. Normal bir uçuşta uçaklar 40000 feet mesafede seyir ederler. Bu mesafedeki basınç ve oksijen miktarı insanların yaşamını sürdürebilmeleri için uygun değildir. Dışarıda çok az oranda oksijen vardır ve basınçta hayli düşüktür. İnsanoğlu yaşayabilsin diye uçağın içerisi yani kabin kısmı basınçlandırılır ve sanki 8000 feetdeymiş gibi içeriye hava verilir. Bu durumda ne olur? Dışarıda alçak basınç zaten vardı bir de biz içeriyi basınçlandırınca içeride yüksek basınç oldu. Kısaca içeriden dışarıya doğru bir baskı oluştu. Şimdi en başta bahsettiğimiz kapının içeri doğru açılma mevzusunu hatırlayalım. Bu kadar büyük bir basınç farkı varken değil sıradan bir yolcu dünyanın en güçlü insanı gelse o kapıyı açamaz.

Sonuç olarak tekrar hatırlayacak olursak uçaklarda bir çok şey basınç farkı ile sağlanıyor buna bütün uçuşta dahil. Özetle kanatın alt tarafında oluşan yüksek basıncın uçağı havaya kaldırması sonucu uçağımız havada tutunabiliyor, buna ek olarak yatay kuyruk ve gövdenin aynı şekilde uçağın havada tutunmasında katkısı vardır.
Devamını Oku

6 Ekim 2016 Perşembe

Life is Strange ilk incelemem

Life is Strange Episode 1

Bugün ki incelemem de sizlere Life Is Strange isimli oyundan bahsedeceğim. Oyunun steamde beş bölümden oluşuyor ve ilk bölümü ücretsiz olarak oyunseverlere sunuluyor. Oyun bilemiyorum yani bana biraz ergen oyunu gibi geldi karakterimizin hareketleri falan çok engensiydi. Ama genel olarak oynayış itibari ile güzel bir oyun. Ücretsizken indirin oynayın derim. Neyse yorumuma geçecek olursak:

Ben ee.... Ben... Ben... Ben ne diyeceğimi bilemiyorum sadece demek istiyorum ki oyunu bitirdikten sonra seçimleri çeşitli şekillerde yaparak, VAY ANASINI BE!

Bilmiyorum bir oyun sizde hiç kalbinizde bir boşluk, aşırı mutluluk ya da hüzüntülü göz yaşları yarattı mı fakat şunu biliyorum ki hepsini bana aynı zamanda yaşattı ve şu incelemeyi oyundan yaşadığım şok ile yazıyorum ki, oyunu ilk çıktığı gün satın alıp oynamadığım için ben tam bir gerizekalıyım... Ben bir oyun için eğer gerçekten beğenmişsem kapsamlı bir inceleme yazmadan rahat edemem fakat Life is Strange hakkında ne diyebileceğimi hiç bilmiyorum sadece ekrana ağzımı açmış bir şekilde oyunun hikayesinde sunduğu tüm şeyleri tekrar göz önünden geçirip tekrar ve tekrar "VAY BE!" diyorum.

Size şu oyunun yaşattığı hikayenin tatminlik hissini karşılayamayacak piyasanın en popüler oyunları dahi olsa bu düzeyde kaliteli içeriklerin çok zor piyasaya sürüldüğü bir dönemdeyiz ki Life is Strange' in bu dönemde çıkması da onu bir adım önde başlatıyor her açıdan, şahsen oyunların sahip olduğu puan - eleştiri - ödüllere pek aldanmayan bir insanım ve bu nedenle de oyunu uzun bir süre oynamadım satın aldıktan sonra da fakat belirttiğim gibi bu da benim yaptığım bir hataydı, sizin Life is Strange oyununda doğru sanıp yaptığınız seçimler gibi fakat sadece bunların yanında ufak bir tanesi benim de hatam...

Sonuç olarak oyunun müzikleri harika ve bir sürü de ödül almış bir oyun. En iyi müzik ödülünü almış en iyi oyun ödülünü almış steam mağaza sayfasında 10-15 tane ödül sahibi olduğu yazıyor. Oradaki bir çok oyun platformundan değerlendirmeleri yazıyor. Ücretsizken alın indirin oynayın beğenirseniz eğer beşinci bölüme kadar serilerini alır oynarsınız.
Devamını Oku

4 Ekim 2016 Salı

The Pirate: Caribbean Hunt incelemesi

The Pirate

Oyunu daha önce Android platformunda telefonumda oynamıştım. Sizi telefon ekranına 1-2 saat kitleyebilen oyun çok azdır ama The Pirate: Caribbean Hunt bunu çok rahat bir şekilde başarıyordu.

Ben artık oyunu bitirmiş (evet oyun SinglePlayer ve hikayesi var) olarak diğer gemileri çok çaba sarf etmeden yok ederken bir baktım oyun steam de çıkış yapmış ilk gördüğümde paralı olacağını zannettim ama Steam'de de F2P yapmaya karak vermişler. İlk başta tam olarak anlamadım neden böyle karar verdiklerini çünkü, bu oyunda bir kuruş harcamadan da zevk alabilirsiniz ve Steamde 24 TL ye yayınlansa bile alınıp oynanılabilecek kadar içeriğe sahip bir oyun üstüne her hafta güncelleme geliyor mesela oyun ilk başladığımda 4 taraf vardı bular İspanya, İngiltere ve Fransa gibi..

İleriki aylarda gelen güncellemelerle birlikte taraf sayısı 8-9'lara kadar çıktı. Ama bu taraflar güncelleme ile eklendi evet ama oyunda bir tarih var (SinglePlayer faydaları) Siz ne kadar oyunda zaman geçirirseniz zaman ona göre ilerliyor buna görede tarihteki olaylar gerçekleşmeye başlıyor bu olayların sonucu olarakta yeni taraflar karşımıza çıkıyor mesele Portekiz bunlardan bir tanesi

Uzun lafın kısası oyun geçekten türün en iyileri arasında olmaya aday SinglePlayer ve MP olması ayrı güzellik oyunlara genelde puan vermem ama çok az bilinen bir oyun olduğundan puan olarak 10 üzerinden rahatlıkla 8 verebilirim ileride daha fazla hikaye görevi eklenirse 9 puanlık bir oyundur.

Not olarakta şunu ekliyeyim oyunun F2P olamasından korkuyorsanız veya ön yargınız varsa ben oyuna 10 TL yatırmıştım telefonda oynarken bir gemi aldım ve Promosyon olarak bana bir gemi daha vemişlerdi zaten ondan sonra oyun çok kolaylaştı benim için çünkü çok fazla çabalamam gerekmedi ama size tavsiyem gemi almamanız Town pack gibi farklı içerikleri almanız çünkü en güçlü gemiyi para vermeden alabilirsiniz ama Town pack gibi içerikler oyun içi ile elde edilmiyor diye biliyorum. Yazımı bitirirken aklıma çok fazla saymadığım içerik olduğu aklıma geliyor ama bunları sizin keşfetmeniz oyun zevklini daha iyi etklilecektir. Herkese İyi oyunlar :)
Devamını Oku

2 Ekim 2016 Pazar

Muharrem ayı orucu ve mesajları

muharrem ayı orucu
Şükürler olsun ki yine bir mübarek aya daha geldik.  Mübarek aylarda insanın içi ayrı bir huzurla doluyor. Bu aylarda insanlar birbirleri ile küsse barışmalı, ilişkilerini kuvvetlendirmeli. Durumu iyi olmayanlara yardım etmeli akrabalarını, mezarlıklarını ziyaret etmeli. İbadetlerini aksatmamalı hatta ve hatta ekstra ibadetlerle bunları artırmalıdır.

Muharrem ayında herkesin bildiği gibi oruç tutulur, orucumuzu aksatmayalım arkadaşlar. Ek olarak namazlarımızı daha çok camide kılmaya çalışalım ve cemaatle ve imamla sohbetlere muhabbetlere katılalım. Arkadaşlıklarımızı pekiştirelim dostluklarımıza dost katalım.

Hazır bu konuya gelmişken çeşitli mesajlarla çevremizdeki insanlara bu ayı hatırlatalım. Şu an 2 Ekim 2016 itibari ile hicri olarak 1 Muharrem 1438 yılına girmiş bulunmaktayız. Bugün aslında hicri yılın 1. Ayının 1. Günü. Yani bugün hicri yılbaşı aslında. Hristiyanlar kendi yılbaşlarını böylesine kutlarken biz neden bunu neşe ve ibadetle kutlamayalım ki.

Ve birçoğumuzun çok iyi bildiği ve sevdiği gibi Muharrem ayının 10. Günü aşure günü olarak kutlanır. 40 çeşit malzemeden bin bir çeşit aşure yapılır konu komşu eş dost herkese dağıtılır ve keyif ile zevk ile yenir. Ben kendim şahsen hazır aşurelerden uzak durmaya çalışıyorum onlara fazla güvenmiyorum fakat öğrencilik yıllarımda hazır aşureye göz kırparken komşularımın kendi yaptıkları ev aşuresi getirmelerini beklerdim. Hatta bazen dışarıdaki pastanelerde yediğimde olmuştur.

Bazı değerlerimizi kaybettiğimiz bu günlerde dinimize daha çok sarılmalıyız. Yabancı ülkelerin unutmamızı istediği bu değerlerin arkasında durmalı, yabancıların Noel ‘i kutladığı gibi coşkulu bir şekilde ibadetimizi yerine getirerek bizde hicri yılbaşımızı muharrem ayımızı kutlamalıyız.

Muharrem kelimesi köken olarak Arapçadan gelmektedir ve Arapçadaki anlamı ise Haram, yasaklanan anlamındadır. İslamiyet öncesi dönemde bile yani cahiliye döneminde kabileler bencilce davranmazlar hatta ve hatta savaş açmak gibi durumlardan kaçınırlarmış.

Zilhicce ayının devamında yani hemen bitiminde başlayan bu mübarek ayımızın vatanımıza milletimize ve herkese hayırlı olmasını temenni ediyorum. İleriki günlerde sitemize bir adet aşure tarifi eklemeyi düşünüyorum umarım sizler bu tariften yararlanırsınız ve hoşunuza gider.

Yazımı bir hadisi şerifle bitirmek istiyorum.

İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır.
Devamını Oku

League of legends Dünya şampiyonası 2016

league of legends
Günümüzün en popüler oyunlarından birisi olan league of legends yani lol e ben de bir dönem kendimi kaptırdım ne yazık ki. Sabahlara kadar oyun oynamalar, çıldırmalar ve öğrenci evinde lol partileri evet hepsini yaşadım bende.
Kısaca anlatacak olursam bir moba oyunu 5v5 oynuyoruz ve o beş kişinin de kendine göre rolleri var oyunda. Toplamda 100 den fazla şampiyon ve oynanabilirliği çok yüksek. Bunların yanı sıra oyunun kitlesi/topluluğu yaş olarak bir hayli küçük. Bir maçtaysanız ve karşınızdaki kişi size küfür ediyorsa sustur deyip geçin çünkü yaşı muhtemelen 13. Eğer hala oynamayı düşünürseniz sitesinden oyunu indirebilirsiniz. Ek bir bilgi daha veriyim oyunun serverları Almanya ‘da olduğu için 60-80 arası bir ping ile oyunu oynuyorsunuz.
Bu kadar oyunu anlattıktan sonra şu an devam etmekte olan dünya şampiyonasından bahsetmemek olmaz. Ben her ne kadar oyunu bıraksam da turnuvaları takip etmek hoşuma gidiyor, faker reyiz var sonuçta. Şu an baya zevkli giden dünya şampiyonası, her ne kadar bizim ülkemiz katılamasa da zevk alıyoruz.
Az biraz gruplara değineceğim. A grubunun lideri olan Rox Tigers, güney kore ülkesinin bir takımı ve nişancıları Pray gerçekten çok ve şu an ki kdası mükemmel. B grubunun lideri ise olduğu her turnuvada her zaman favori olan SK telecom T1, daha önce 2 şampiyonluğu bulunan bu takım Faker ‘ın önderliğinde yine favori olarak gösteriliyor. C grubu biraz ortada gidiyor çünkü hiç ihtimal verilmeyen intz e-sports bir sürpriz yaparak edg yi yendi ve grupta bir denge söz konusu oldu.
Ve son olarak D grubuna gelecek olursak ronay never give up, samsung galaxy ve tsm kafa kafaya giderken splyce 0-3 lük bir performans ile turnuvaya veda etmiş gibi gözüküyor.

Grupları genel olarak değerlendirdiğimiz zaman A ve B grubunda sıralamalar az çok belirlenmiş diyebilirim bir sürpriz yok zaten böyle olmasını bekliyorduk fakat C ve D grubu dengeli olarak devam ediyor. Daha turnuvanın bitmesine uzun zaman var bakalım bu turnuva bize neler gösterecek. Maçlar genelde Türkiye saati ile 02:00 gibi başlamaktadır. Riotgamesturkish twitch kanalından izleyebilirsiniz.
Devamını Oku

Film izleme siteleri için başlangıç

film izle
Bugün internette boş boş gezinirken kendi kendime bir film izliyim dedim ve açtım Google ’ı yazdım ilk çıkan siteye girdim vay be dedim bu adamlar nasıl site yapmışlar. Sonra durdum ve düşündüm ki bu adamlar yapıyorsa biz neden yapamayalım? Başladım internette araştırmaya. Her yerde yazan şeyler işte klasik yok birisi demiş ki bilmem kimin yazdığı bir wordpress teması var onu alıyorsun şöyle film giriyorsun bunu ekliyorsun falan site oluyor uçak 1 ayda 20k hiti oluyor falan fistan..
Dedim bu kadar kolay olsaydı herkes yapardı sonra araştırmaya devam ettim ve aslında bunun bu kadar da kolay olmadığını fark ettim. Milyon tane film izleme sitesi varken neden beni seçmeli insanlar diye düşündüm farklı bir şey yapmalıydım ve o ne olmalıydı? Aklıma direk sosyal medyanın gücü geldi. Evet sosyal medyayı sonuna kadar kullanmalıydım ve bazen çakal olmalıydım. Twitter da trend olmuş hashtaglari kullanarak sitemdeki filmlere izleyici çekmeliydim.
Sonra bir başka yöntem daha düşündüm ve baya yararı olacağı kanaatine vardım. O gün televizyonda yayınlanan filmleri bulacaktım ve siteme yayınlandığı kanal ile birlikte bu filmleri ekleyecektim. Bunun yararı inanılmaz derecede fazla oldu siteme bir sürü izleyici çektim.
Peki ya telif hakkı konusunda ne yapacaktım. Evet temayı kurdum hostu da güzel bir host aldım ayarladım, içeriği de girdim sosyal medyanın gücünü de sonuna kadar kullandım peki ya telif yersem. Bunun içinde sitelerin alt kısmında bulunan işte kaldırılmasını istiyorsanız cartcut at pırtmail . com adresine mail atın zımbırtısını yazdım. ( Bana kalırsa Allah’a emanet bir çözüm oldu ama neyse vardır bir bildikleri )
Ve işte en can alıcı kısım rakiplerimden kopya çekerek sitenin iç optimizasyonunu yaptım ve sitem hızlı açılsın diye cache sistemi olarak bir cdn firmasından eklentisiz bir hizmet aldım bunun yararının çok fazla olduğunu birkaç yerde okudum benim neyim eksik verdim 100 lirayı bunu da hallettim diye düşündüm.

Sonuç olarak binlerce kişi sayesinde milyon tane aynı içerikte sitenin arasında benim neyim eksik diyerek ileride çöp olacak ve link satışı yapıp arkasından 1 tl den film sitesi satılıyor konu başlıklı bir satış yapacağım sitede ben ekledim bu kervana. Gelişmeleri buradan takip edebilirsiniz tabi gelişme olursa.
Devamını Oku

1 Ekim 2016 Cumartesi

Bugünün animesi One Piece

one piece

Daha öncelerde bir sürü anime izlemiştim death note olsun bleach olsun fakat hiç bu kadar uzun bir seriye başlamamıştım daha doğrusu hep uzun bir seriye başlamaktan korkmuştum. Bir çok kişinin bana çok fazla övmesi ve hypelaması sonucu bu animeye başlamam kaçınılmaz oldu. Şimdi gelelim animede neler hissettim.

   İlk başlarda çok heyecanlıydım değişik karakterler uzun soluklu bir şey falan derken başladım. İlk 100-200 bölüm Luffy'nin tayfasını oluşturmasıyla geçiyor hatta 300 bölüm. Daha sonralarda sürekli bir dövüş içerisindeler adeta bir Malkoçoğlu edasıyla ana karakterimiz önüne çıkanın dövüyor. Aklıma Cüneyt Arkın filmleri gelmedi değil açıkcası.

   Sürekli ama sürekli bir macerada dövüşüyorlar oradan çıkıyorlar 1 bölüm sonra başka bir macera sonra o macerada da dövüş tabiki eksik olmuyor falan derken dizi artık böyle bir kendini tekrarlamaya giriyor.

   Bunlarla da kalmıyor ilerilerde artık dövüşlerde dövüş olmaktan çıkmaya başlıyor, artık karakterler birbirlerine vurmadan dövüşüyorlar :) Bu nasıl mı oluyor? gelin anlatıyım...

   Artık fiziksel dövüş değil söz dövüşü başlıyor Luffy çıkıyor gomo gomo gomuno bilmem ne yumrugu silahı diyor ve hata atıyor o karşıdaki çarpıyor nakavt. Zoro geliyor 3 kılıç bilmemnesinin intakımının samurayı diyor havadan bir jilet atıyor karşıdaki adam pert. Ne kadar zevkli değil mi ben sana 36 ton bilmem ne ile vurdum sen bana 12 tonla vurdun ben kazandım tabiki.

   Bunlarda yetmez gibi aslında güçsüzken tam yenilecekken bu arkadaşlarım için usopa dokunma namiyi bırak gibi güçsüz karakterleri korumak için anında 10 level atlama olay ıda ayrı bir can sıkıcı nokta.

   Son olarak sözlerimi şöyle bitirmek istiyorum. Evet çok güzel animeler var, evet anime çizgi filmdir, evet bunları izliyorum ve zevk alıyorum ama para kazanmak için böyle uzatılan animelere karşıyım. Yapımcı diyor ki kardeşim biz bundan para kazanıyoruz neden 800 bölüm yapmayalım ki izliyorlar işte hop bir bakıyorsun leş olmuş. Eee 500 bölüm izlediğin diziyi bırakacak mısın tabiki de hayır oturup final yapana kadar izliceksin. 

   Sizlere önerim kısa soluklu 20-30 bölümlü animeleri ve özellikle bitmiş animeleri izleyin sonradan pişman olmayın.
Devamını Oku